Biraz eski sanırım, ama ben yeni gördüm. Cem Yılmaz'ın Türkler Uzayda'ları gibi bir uyarlama:
Tank bana en yakın çıkışı bul:
-en yakını arabayla 30dk uzakta, sana gelmez abi
-iyi bari birşeyler atıştırayım; tank bana en yakın kebapçıyı bul
-abi sende b.kunu çıkardın
-tamam telefon numarasını ver yeter
- tank bana en yakın çıkışı bul
- sayın abim, ikinci köprüye girmişin sen. yok artık bi çıkış senin
için.
- desene tutulucaz iki saat bu trafikte. eee tank anlat bakalım...
- tank beni ara kontürüm bitiyor
-tank bana en yakın çıkışı bul
-neo ' cum çok şanssızsın ben Cezayir depreminden dolayı Telekomda
problem varmış baglanamıyorum biraz beklicen...
-Bana telekomun adresini ver....
- Tank bana en yakın çıkışı bul.!
- Ne tank ı kardesim.! yanniş numara, yannıs numaraaa... ( çtonk )
- Hiii.... hasss...
-Aloo tang
-efendim abi...
-ben bu akşam geç gelicem merak etmeyin diye aradım...
-Aloo tang.. en yakın çıkış nerde?
-bilmiyom nerde? hihihii
- Tank bana en yakın çıkışı bul
- Olm hala ögrenemedim mi yeşil otobüslerde cep telefonu ile konuşmak
yasak. Kapat inince ararsın
- ..hay senin otobüsüne
- tank bana en yakın çıkışı bul!
- hocam en yakın cıkış iki sokak otede ama sen husrev gerede'den
git orada bir tekel bayii var, oradan iki kısa camel da alırsan cok
sevinirim abi..
- senin bulacağın çıkışın taa ....
- aman abi uzatma işte.. soket olsa ben girer alırım biliyorsun..
- o zaman bana acilen para üstünü bütün almak icin fazladan para verme
proğramını yükle..
- sendedir abi
- tank bana en yakın çıkışı bul
- burası SAMI YEN burdan çıkış yok ekieki )))
- tank bana en yakın çıkışı bul!
- yok ya trinity'i alan sen, kahraman olan sen, sonra başın sıkıştımı
tank gel beni kurtar
- haydaa sırası mı kardeşim şimdi bak morpheus'u veriyorum...
- alo tank bozuntusu kafayi yiyeceksin bak
- aman abi özür dilerim
- tank bana en yakın çıkışı bul!
- hocam en yakın beşiktaş hakan pastanesi var ama barbaros'ta
şampiyonluk kutlamaları var trafiğe kapalı oradan gidemezsin
- çabuk tank!
- dur dur ıhlamur'dan gidersen ulaşabılırsin ama orayı da belediye
kazıyor.. başka yere bakıyorum dayan!
- hadi canım hadi güzelim!
- aha mecidiyekoy profilo hocam direk fulya şişli çıkışından git ama
bu saatte de köprü trafigi vardır orada..
- ne diyeyim bilmiyorum tank sana.. senin suçun da degil ki.. neyse
ben agent'i içime alıyorum hakkını helal et..
- abi son derece üzgünüm..
- tank bana en yakın çıkışı bul
- git kendin bul kaldırma beni yerimden
- lan bana bak oraya gelir senin attığın mermileri tek el hareketiyle
durdururum
- ben de senin fişini çekerim
- ulan ulan...
-tank bana en yakın çıkışı bul
-Taksim meydanına git orda mavi bina var......
-hey yakışıklı nereye koşuyorsun böyle..
-Tank ben seni daha sonra ararım..
- Tank bana en yakın çıkışı bul
- Parola?
- Ne parolası ulan?
- Bilmiyon mu?
- Hayır?
- Morpheus dediki o .pne parolayı bilmiyorsa gelmesin
- Ulan bana söylemediki
- Banane abi git ona anlat derdini emir kuluyum ben
- Iyi tamam bana en yakın çıkışı söyle gelince sorarım ona
- Parola?
- Eben?
- I ih degil!!
29 Temmuz 2007
21 Temmuz 2007
Cafe Crown 3ü1 Arada Karamel
Ürünün üzerine daha sıcak su dökerken karamel kokusu etrafı sarıyor. Çok yoğun bir koku değil, ama beklendiği gibi kıvamında bir koku. Tad olarak, Nescafe'nin berbat karamellisine kıyasla oldukça iyi. Dilin değişik bölümlerine yayılıp, açık, ferah bir tat bırakıyor. Kremanın karamel aromasıyla birleşince oluşturduğu etki olsa gerek.
Karamel severlere tavsiye edilir.
Nescafe'ninki edilmez. Bademli Nescafe 3in1 hiç tavsiye edilmez :)
Karamel severlere tavsiye edilir.
Nescafe'ninki edilmez. Bademli Nescafe 3in1 hiç tavsiye edilmez :)
8 Temmuz 2007
Dream Dergi MySpace
Dream Dergi'nin MySpace'ine rastladım; adım da listede :) Kaç ay oldu Dream dergiye başlayalı... Herşey güzel gidiyor, nazar değmesin.
6 Temmuz 2007
Olup Biten Özeti
Güzel iki animasyon buldum bi forumda. Blog'a ekleyeyim dedim. Dayı oldum bir de 35 gün önce; kuzenim doğum yaptı.
Brandmarker Student Congress vardı Boğaziçi Üniversitesi'nde. Bir hafta oradaydım. Uluslararası bir kongre, gündüz eğitim & gece eğlence. Dil İngilizce. Türkiye'de sanki yurtdışında bir kamptaymışsınız havasını yakalayabiliyorsunuz: www.brandmarker.org.tr
Bu arada elbette geçen sene Gaia'da yaptığımız gibi gazete çıkardık. Pek güzel oldu.
Prag'a gittim bir hafta. Şahaneydi.

Dream Dergi'de Ağustos sayısında Üniaktivite Üniversite Kampüs Rehberi köşesi dışında Stomp ve Ritmgirls üzerine yazdım. Özellikle Stomp çok keyifli oldu.
Asus P525 aldım, Babalar Günü Kampanyası ile Vatan Bilgisayar'dan. %15 indirim çok cici oldu :) Klavyesi ve işlemci hızı epey rahatlattı Pocket PC kullanımımı.
8 Mayıs 2007
YouTube - çankırılı şaban yılana bak
Bir klip bu kadar mı kötü olur :) Klip kızları 500er kilo, şarkı rezil amca rezil...
26 Nisan 2007
Erdem GENÇ- BİR BİRA DAHA AZ - MORÖKÜZ - Blogcu
Yıllar önce yazdığım bir yazıyı tanımadığım bir arkadaş, blog'una eklemiş. Heavy metal piyasasının çok da değişmediğini hatırlattı bana.
Erdem GENÇ- BİR BİRA DAHA AZ - MORÖKÜZ - Blogcu
Hiç Türk gruplarının konserine gittiniz mi? Yurtdışından gelen gruplara alt grup oldukları konserleri demiyorum; grupların kendi adlarıyla çıktıkları konserlere. Ya da pek sık yapılmayan bu konserlere ne sıklıkla gidiyorsunuz?
Eminim, aranızda "Elimden geldiğince hepsine gidiyorum" diyenlerin sayısı yok denecek kadar azdır. Eminim, çünkü biliyorum. Her konsere gittiğimde kendi gözlerimle görüyorum. Grubu olan arkadaşlarımın demolarının satmadığından tahmin ediyorum.
Gerçi bedava bar konserlerine kayıtsız kalanların sayısı daha az. Ama konser sonrası "Ses sistemi kötüydü", "Millet karı, kız götürmeye gelmiş, izleyici tepkisizdi" gibi yorumlara da aşinayız.
Radyolardaki promosyonlarda ücretsiz dağıtılan demo CD'ler, dergiler için telefonlara koşanların sayısı o kadar fazla ki! Ama iş grubun demosuna para vermeye geldiğinde fazladan bir bardak birayı tercih ediyoruz. Niye?
Bedavaya, emeğe para ödememeye o kadar alıştık ki, sistem bizi buna o kadar uygun yetiştirdi ki, emeği bir değer görmekten uzaklaştık.
Neden arkadaşından ödünç almak veya internetten çekmek yerine para veresin? Neden sıcak yatağından k...ı kaldırıp o grubun konserine gidesin bu soğukta? Bir de üstüne para ödeyeceksin. Niye dergi satın alasın ki, nasıl olsa bir arkadaşın alır, biraz göz gezdirirsin..
Eğer böyle düşünüyorsan, neden ses sistemi kötüydü, neden daha az insan vardı, neden metal dinliyorum diye beni ikinci sınıf insan görüyorlar, diye soramazsın!
O grubun CD'sini alacaksın ki o grup her hafta yaptığı provalardan, boş geçen konserlerinden yılıp müziği bırakmayacak. Konsere gideceksin, biraz elini cebine atacaksın ki, iyi bir ses sisteminde müzik dinleyeceksin, işini bilen adamların çalıştığı iyi organizasyonlar göreceksin.
Dergini alacaksın, müziğini takip edeceksin, ilgileneceksin; ne oluyor ne bitiyor. Boş bir insan olmayacaksın sevdiğini söylediğin müzik hakkında.
Biraz daha çaba göstereceksin, fedakârlık edeceksin. Bir bira daha az içeceksin.
"Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
lıklar
aydın-
lığa..."
Nazım HİKMET
Erdem GENÇ
(Metal Monster Dergisi, Yaz 2004 )
Not: Kısaltılmıştır.
Erdem GENÇ- BİR BİRA DAHA AZ - MORÖKÜZ - Blogcu
Hiç Türk gruplarının konserine gittiniz mi? Yurtdışından gelen gruplara alt grup oldukları konserleri demiyorum; grupların kendi adlarıyla çıktıkları konserlere. Ya da pek sık yapılmayan bu konserlere ne sıklıkla gidiyorsunuz?
Eminim, aranızda "Elimden geldiğince hepsine gidiyorum" diyenlerin sayısı yok denecek kadar azdır. Eminim, çünkü biliyorum. Her konsere gittiğimde kendi gözlerimle görüyorum. Grubu olan arkadaşlarımın demolarının satmadığından tahmin ediyorum.
Gerçi bedava bar konserlerine kayıtsız kalanların sayısı daha az. Ama konser sonrası "Ses sistemi kötüydü", "Millet karı, kız götürmeye gelmiş, izleyici tepkisizdi" gibi yorumlara da aşinayız.
Radyolardaki promosyonlarda ücretsiz dağıtılan demo CD'ler, dergiler için telefonlara koşanların sayısı o kadar fazla ki! Ama iş grubun demosuna para vermeye geldiğinde fazladan bir bardak birayı tercih ediyoruz. Niye?
Bedavaya, emeğe para ödememeye o kadar alıştık ki, sistem bizi buna o kadar uygun yetiştirdi ki, emeği bir değer görmekten uzaklaştık.
Neden arkadaşından ödünç almak veya internetten çekmek yerine para veresin? Neden sıcak yatağından k...ı kaldırıp o grubun konserine gidesin bu soğukta? Bir de üstüne para ödeyeceksin. Niye dergi satın alasın ki, nasıl olsa bir arkadaşın alır, biraz göz gezdirirsin..
Eğer böyle düşünüyorsan, neden ses sistemi kötüydü, neden daha az insan vardı, neden metal dinliyorum diye beni ikinci sınıf insan görüyorlar, diye soramazsın!
O grubun CD'sini alacaksın ki o grup her hafta yaptığı provalardan, boş geçen konserlerinden yılıp müziği bırakmayacak. Konsere gideceksin, biraz elini cebine atacaksın ki, iyi bir ses sisteminde müzik dinleyeceksin, işini bilen adamların çalıştığı iyi organizasyonlar göreceksin.
Dergini alacaksın, müziğini takip edeceksin, ilgileneceksin; ne oluyor ne bitiyor. Boş bir insan olmayacaksın sevdiğini söylediğin müzik hakkında.
Biraz daha çaba göstereceksin, fedakârlık edeceksin. Bir bira daha az içeceksin.
"Ben yanmasam
sen yanmasan
biz yanmasak,
nasıl
çıkar
karan-
lıklar
aydın-
lığa..."
Nazım HİKMET
Erdem GENÇ
(Metal Monster Dergisi, Yaz 2004 )
Not: Kısaltılmıştır.
23 Nisan 2007
Google 23 Nisan!
Google bugün com.tr kullanıcılarını 23 Nisan özel logosuyla karşıladı. Güzel bir jest ve başlangıç!
24 Mart 2007
20 Yıllık Heavy Metal Efsanesi: PENTAGRAM
Daha önce "kısaltılmış versiyon"u Dream Dergi'de yayınlanmış Pentagram yazım, Alternatif Süreç gazetesinde orijinal haliyle yayınlandı. Buyrunuz okuyunuz:
![]() |
| 72.SAYI / 2.sayfa / 2/17/2007 / Haber Merkezi-ISTANBUL / Sanat-Kültür |
| Türkiye'de müzik yapmanın zorluğundan dem vurmayan müzisyen yoktur. Onlarca, yüzlerce grup arasından sıyrılıp da, yıllarca müziğinden taviz vermeden ayakta kalmak, ancak efsane gruplara has bir özelliktir ve ülkemizin yegane efsane heavy metal topluluğu Pentagram, ecnebi memleketlerde nam-ı diğer Mezarkabul, 20. Yıl konserlerini onu yıllardır yalnız bırakmayan eski ve yeni fanlarıyla kutluyor. |
| Devamı için tıklayın... |
20 Mart 2007
TÜGAİD'ın dergisi Elegans'ta birinciliğimiz
:: Elegans ::
Ben bunu yazmamışım sanırım. TÜGİAD'ın YTÜ'de verdiği Girişimcilik eğitimlerinde EFE adlı takımımız TOT (Taste Of Turkey) projesiyle birinci olmuştu. Bu da TÜGİAD'ın yayın organı Elegans'ta yeralmıştı.
Yıldız Teknikliler Sertifika Aldı
Üniversite - sanayi işbirliğine en güzel örneklerden birini oluşturan TÜGİAD Girişimcilik Derslerinde Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliği ile yapılan program tamamlanarak öğrencilere sertifikaları verildi. Dönem sonu
nda 4 gruba ayrılan öğrenciler “organik ürünler” konusunda yaptıkları sunumlarla başarı için yarıştılar. Öğrencilerin görülmeye değer bir heyecan ve özenle yaptıkları sunumlardan sonra TÜGİAD Girişimcilik Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmenin sonuçları 6 Haziran’da Genel Merkezde yapılan törende açıklanarak öğrencilere sertifikaları verildi. Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri başarıyla tamamladıkları program sonrasında sertifikalarını Girişimcilik Komisyonu üyeleriyle birlikte kutladılar.
Ben bunu yazmamışım sanırım. TÜGİAD'ın YTÜ'de verdiği Girişimcilik eğitimlerinde EFE adlı takımımız TOT (Taste Of Turkey) projesiyle birinci olmuştu. Bu da TÜGİAD'ın yayın organı Elegans'ta yeralmıştı.
Yıldız Teknikliler Sertifika Aldı
Üniversite - sanayi işbirliğine en güzel örneklerden birini oluşturan TÜGİAD Girişimcilik Derslerinde Yıldız Teknik Üniversitesi işbirliği ile yapılan program tamamlanarak öğrencilere sertifikaları verildi. Dönem sonu
nda 4 gruba ayrılan öğrenciler “organik ürünler” konusunda yaptıkları sunumlarla başarı için yarıştılar. Öğrencilerin görülmeye değer bir heyecan ve özenle yaptıkları sunumlardan sonra TÜGİAD Girişimcilik Komisyonu tarafından yapılan değerlendirmenin sonuçları 6 Haziran’da Genel Merkezde yapılan törende açıklanarak öğrencilere sertifikaları verildi. Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri başarıyla tamamladıkları program sonrasında sertifikalarını Girişimcilik Komisyonu üyeleriyle birlikte kutladılar. ![]() Girişimcilik Komisyonu Başkan Yardımcısı Bülent AHISKAL törende proje koordinatörü İrfan Kadir TANVER’e teşekkür sertifikası verdi. | |
![]() Eser ÖZPUYLAT, Erdem GENÇ, Arzu ÇAKMAK, Hüseyin ÜNAL, İpek SİYİONARAN’dan oluşan ekip, yaptıkları sunumla birinci seçildi. Birinci ekip TÜGİAD Girişimcilik Komisyonu Başkanı Nurettin VAROL, proje koordinatörü İrfan Kadir TANVER ve Lütfü KÜÇÜK ile birlikte görülüyor. |
9 Mart 2007
YouTube'a uygulanan erişim yasağı kaldırıldı
"Atatürk'e hakaret edilen video görüntüleriyle ilgili haberlerin basında yer alması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından erişim yasağı konulan YouTube'un erişim yasağı kalktı." Hürriyet
Bizi dünyaya bu kadar rezil edebilecek başka etkinlikleri olur mu bilmiyorum. Yunanlı'nın yaptığının etkisi sıfıra yakınken, bu bizi dünyaya rezil etti. Aynı zihniyet devam etmez umarım.
Müdürler ve Bebekler
Maille gelmiş, süpermiş.
>9 kadının 1 bebeği 1 ayda doğurabileceğini söyleyen kisiye PROJE MÜDÜRÜ denir.
>
>1 bebeğin 18 ayda ancak doğacağini söyleyen kisiye ÜRETIM MÜDÜRÜ denir
>
>Tek bir kadinin 1 ayda 9 bebek doğurabileceğini söyleyen kişiye PLANLAMA MÜDÜRÜ denir.
>
>Bebeğin uretim seklinin ille de yanlis olduğunu söyleyen kişiye KALITE MÜDÜRÜ denir
>
>Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebeği kendinin doğuracağını söyleyen kişiye PAZARLAMA MÜDÜRÜ denir
>
>1 kadından 1 bebegi 1 ayda doğurmasını bekleyen kişiye GENEL MÜDÜR denir.
>
>Bebek falan istemediğini söyleyen kişiye ise MÜŞTERİ denir
>9 kadının 1 bebeği 1 ayda doğurabileceğini söyleyen kisiye PROJE MÜDÜRÜ denir.
>
>1 bebeğin 18 ayda ancak doğacağini söyleyen kisiye ÜRETIM MÜDÜRÜ denir
>
>Tek bir kadinin 1 ayda 9 bebek doğurabileceğini söyleyen kişiye PLANLAMA MÜDÜRÜ denir.
>
>Bebeğin uretim seklinin ille de yanlis olduğunu söyleyen kişiye KALITE MÜDÜRÜ denir
>
>Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebeği kendinin doğuracağını söyleyen kişiye PAZARLAMA MÜDÜRÜ denir
>
>1 kadından 1 bebegi 1 ayda doğurmasını bekleyen kişiye GENEL MÜDÜR denir.
>
>Bebek falan istemediğini söyleyen kişiye ise MÜŞTERİ denir
15 Şubat 2007
VIEWSONIC VG2230WM 22" 5ms WIDE SCREEN LCD MONİTÖR
En son monitörüme merhaba deyin! :) 1680x1050 çözünürlük, 4 tane 800x600 monitörü tek başına içine alacak kadar büyük. 5 ms yenileme hızı da güzel. Üzerindeki hoparlörü elbette Creative 4.1'imle değişmem ama cep telefonumu bağlayınca epey bir araç kiti görevi görüyor :) 19"ten sonra çok şey farketmez sanıyordum, yanılmışım. Gayet güzel. Yalnız bir ekran kartı upgrade'i gerekti: Ati Radeon 9200'de çalışmadı dijital çıkış. Analog görüntü kalitesi de sarmayınca mecburen ekran kartı temin edildi.

24, 27 ve 30 inçlik olanları da yakında piyasada olacakmış. Şimdiden iştahım kabardı ama bu gidişle masamın arkasından görünmeyeceğim :)

24, 27 ve 30 inçlik olanları da yakında piyasada olacakmış. Şimdiden iştahım kabardı ama bu gidişle masamın arkasından görünmeyeceğim :)
28 Ocak 2007
Soul Shred - Warchild (Live)
Arşivleri karıştırmaya devam ediyorum. Ekim 2003, Caravan Rock Bar konserimizin videosu tam da "neydik ne olduk" tadında :)
Bu arada yukarıdaki parça Dreams Have No Limits'te yok. Umarım yazın kaydedeceğimiz EP albümde olacak.
Bir de DHNL'den Resistance'ın foto klibi var:
Bu arada yukarıdaki parça Dreams Have No Limits'te yok. Umarım yazın kaydedeceğimiz EP albümde olacak.
Bir de DHNL'den Resistance'ın foto klibi var:
Doğum Fotosu Çekiyor!
Hürriyet İK'da okudum. İlginç bir hizmet: Bebeğinizin doğumunu profesyonel bir fotoğrafçı çekiyor. Sitede harika fotoğraflar var. Ayrıca bir yaşına kadar her ay fotoğraf çekme, birinci doğum günü fotoğrafları vb gibi özel paketleri de var. Fiyatlar 400-900 YTL arasındaymış. Durumu iyi anne-babalara çok güzel hizmet :)
26 Ocak 2007
Soul Shred - Dreams Have No Limits
Soul Shred grubuyla 2002 yazında kaydettiğimiz, 2003 başında dağıtıp, 2004'te klavyenin katılımı ile tekrar düzenlediğimiz "Dreams Have No Limits" adlı kaydı internete yükledim. iPod gibi bir olay buldum ve o günleri yadedebileceğim bir hale getirdim. Buyrun tadını çıkarın :)
Play ile çalmaya başlayabilir, Next ile diğer parçaya geçebilirsiniz. Orta tuş ile parçanın tam adını ve uzunluğunu görebilirsiniz.
Toplam 8 parça var bu arada. Son parça favorim.
Kayıtlar iyi değil, elbette şimdiki performansım daha iyi; ama yine de güzel bir iş çıkarmışız gibi geliyor o zamanki şartlarımıza göre.
Play ile çalmaya başlayabilir, Next ile diğer parçaya geçebilirsiniz. Orta tuş ile parçanın tam adını ve uzunluğunu görebilirsiniz.
Toplam 8 parça var bu arada. Son parça favorim.
Kayıtlar iyi değil, elbette şimdiki performansım daha iyi; ama yine de güzel bir iş çıkarmışız gibi geliyor o zamanki şartlarımıza göre.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





