6 Mart 2010

İstanbul'un Modern Yüzü Fotoğraf Sergimiz Bugün Açılıyor

Benim de yeraldığım "İstanbul'un Modern Yüzü" adlı fotoğraf sergisinin kokteyli bugün saat 16:00'da Taksim Sanat Galerisi'nde.

Fotoğraf Atölyesi’nin, Amerikalı fotoğraf sanatçısı Landon Nordeman’la ortaklaşa düzenlediği Modern İstanbul temalı fotoğraf projesi tamamlandı. Nisan 2009’dan bu yana 26 fotoğrafçının kendi bakış açıları doğrultusunda objektiflerine yerleştirdikleri İstanbul’un farklı halleri Modern İstanbul’un Modern Yüzü başlıklı sergide buluştu. İstanbul Kültür Başkenti 2010 sergilerinin yer aldığı şu günlerde izleyici ile 6 – 19 Mart tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi’nde buluşacak olan sergi büyülü şehir İstanbul’un farklı yönleri gün yüzüne çıkıyor.

Ahmet Kahraman, Arzu Arbak, Ayşenur Özcan, Burçin Çobanoğlu, Cem Doğan, Çetin Ertürk, Erdem Genç, Etem Çolak, Filiz İnce, Gonca Aldemir, Hakan Samur, Harika Gökmen Kora, İlknur Günertürkün, İnci Okutan, Melissa Levi, Meltem Koşar, Mert Kitapçı, Mustafa Bal, Nena Çalidis, Nurer Yüksel, Sevda Nur Aylar, Sonay Tükeler, Sülen Kırgezen, Şahver Koçulu, Tuncer Baybağ, Yüksel Altun’dan oluşan fotoğraf ekibi bir yıl boyunca İstanbul’un farklı dokusunu dinamik bir bakış açısı ile yorumladı.

Neden Modern İstanbul sorusuna gelecek olursak… Türkiye ve ya İstanbul dendi mi Avrupalının aklına ilk gelen Ortadoğulu yönümüz…. Camiler, köprüler, sokak satıcıları oysa bilinenin ve ya birileri tarafından bu şekilde dayatılan İstanbul aslında farklı ve renkli bir şehir… Kültür sanat yaşamının dinamik ve renkli yapısı bir Avrupa şehri ile rekabet edebilecek potansiyelde… Buna en iyi örnek kuşkusuz Michael Jackson, Madonna ve Leonard Cohen’in İstanbul konserleri. Mimari açıdan da İmparatorluk şehri olmanın tüm ağırlığını üzerinde taşıyan İstanbul özellikle son yıllarda modern mimarisi ile de gökdelen şehri New York’la yarışacak duruma geldi. Bizim amacımız yaşadığımız şehrin ‘sır’larını yani bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarmaktı. Daracık Arnavut kaldırımlı sokaklarda yürürken ‘öteki’ yüzünü aradık bu şehrin. Büyük ve ihtişamlı alışveriş merkezlerinin fotoğraflarını çekerken biz İstanbul’un gerçek halini görüntüledik. Bizim için keyifli bir yolculuktu, her birimiz kendi İstanbul’umuzu fotoğrafladık.

6 Mart 2010 Cumartesi günü 16:00’da gerçekleşecek açılış kokteylimizde siz basın mensuplarını da aramızda görmek bize mutluluk verecek.

2007 yılından Şaşkınbakkal/Kadıköy’de kurulan Fotoğraf Atölyesi, aylık söyleşi ve gösteriler, sergiler, başlangıç düzeyinden ileri seviyelere kadar fotoğrafçılık ve sayısal görüntü işleme atölyeleri düzenliyor. Çerkes Karadağ ile yapılan “Portre Stüdyosu” ve Ali İhsan Gökçen ile yapılan “Doğa Fotoğrafı” önemli atölyeleri arasındadır.

Projemizi destekleyen ve koordinasyonu yürüten Fotoğraf Atölyesi’ne, Sergi kataloğu ve afiş baskı sponsorumuz Sınav Dershanesi’ne, fotoğraf baskı sponsorumuz UNO’ya, kokteyl sponsorumuz Zerdali Yemek’e, Afiş ve sergi kataloğu tasarımlarında yardımını esirgemeyen Serkan Demirel'e teşekkür ediyoruz.

Fotoğraf Atölyesi ve katılan fotoğrafçıların sosyal sorumluluğa duyarlı yaklaşımlarıyla, fotoğraf satışından elde edilecek gelir Göztepe Çocuk Esirgeme Kurumu’na bağışlanacaktır.

Facebook event http://bit.ly/b5Uz6P

3 Mart 2010

Keyf-i Tahıl: Kahve İçmeyenlere Alternatif

Nestle yeni bir ürün çıkardı kahve içmeyenlere özel sandığım. İsminden mi tadından mı kestiremedim ama daha bir doğal. Yine de sarmadı. Hani sütlü Menengiç kahvesi vardır ya, onun daha bir ensdüstrileşmiş hali gibi. Bir de uyku getiriyor gibi (en azından açmadığına eminim :).
3ü 1 arada konseptinde (ürün+krema+şeker) üç farklı şekilde satılıyor: Sade, fındıklı, çikolatalı.
Nestle'nin sitesinde an itibarıyle hala bilgi yok ürünle ilgili. Neden buna önem vermezler anlamam.

Eyvah Eyvah - Ata Demirer

Ata Demirer'den eğlenceli, güzel bir film. "Dondurmam Gaymak" sıcaklığında ama biraz daha kuzeyden, memleketim Çanakkale'den esintiler. Yapaylıktan uzak, gayet samimi ve doğal bir film olmuş. İzleyelim, neşelenelim :)

26 Şubat 2010

Veda Filmi - Zülfü Livaneli

Konu Atatürk olunca beklentiler ister istemez büyüyor; keza önyargılar da öyle. Atatürk, yaveri ve hayatı boyunca arkadaşlığını yapmış Salih Bozok üzerinden anlatılmak istemiş. Böylesine büyük bir projede elbette eksen kaymaları da olmuş bu konuda. Benzer kaymalar "Atatürk'ün özelini mi, tarihi mi anlatalım" ekseninde de olmuş. Tabi böyle sapmalar tarihte bu denli büyük yeretmiş bir lider için olası bir durum.
Film etkileyici. Özellikle Atatürk, -Mustafa nazaran- korumacı bir üslupla incelenmiş. Latife Hanım'a çokça yüklenilmiş.
Figürasyon zayıf gibi. Çok daha kalabalık, görkemli sahneler yapılabilirdi. Milyon dolarlık bir sektörde artık "imkanlarımız bu kadardı"yı bahane olarak görmek çok da hoşuma gidiyor.
Müzikler harika! Zaten müzikler Livaneli'nin daha önce çalıştığı Londra ve Berlin Senfoni Orkestralarınca icra edilmiş. Filmin etkileyiciliğinde bunun etkisinin oldukça yüksek olduğunu düşünüyorum.
Çok daha iyi, güçlü bir film de yapılabilirmiş. Ama film bu haliyle de gidilebilir.

PS: Basın gösterimi çıkışında Atatürk'ün son zamanlarını oynayan şahsı gösterince birden "n'oluyoruz?" oldum :)

Yoğun Bir Hafta (Seminer, Sergi, Söyleşi)

Yoğun bir hafta beni bekliyor. Katılmak isteyenleri beklerim :)
28.02 CTS 17:00: Bir Öykücü Olarak Erdem Genç Söyleşisi - Galapera Kültür&Sanat Derneği www.galapera.com
01.03 PTS 18:00: Benim de içinde yeraldığım bir Karma Fotoğraf Sergisi Açılış Kokteyli - Lotus Sanat'ta Mart sonuna kadar görülebilir
03.03 ÇRŞ 12:30: Konferans. Marmara Üniversitesi Kariyer Günleri'nde konuşmacı olarak yeralıyorum. M3 Works ve Üniaktivite üzerine üniversitelilerle deneyim paylaşımı yapacağız.
06.03 CTS 16:00: Modern Face Of Istanbul. Benim de içinde yeraldığım bir Karma Fotoğraf Sergisi Açılış Kokteyli - Taksim Sanat Merkezi'nde Mart ortasına kadar görülebilir

Herkese açık olmayan lansman ve konserleri yazmadım. Bu arada geçtiğimiz hafta TVnet televizyonuna konuk olmuştum. Videosu aşağıda:

Ritmpark @ TVnet - Kısa ve Net Programı from Ritmpark on Vimeo.

19 Şubat 2010

Hepsiburada.com 'Hızlı Gönderi' yine gönderilemedi

Hepsiburada ile sürekli yaşanılan bir sorun. Son siparişim üç gündür kargoya verilmedi. Oysa aldığım iki ürün 'aynı gün İstanbuliçi teslim' garantili. Elbette yok böyle birşey. Yine geciktiyor, yine işlerimiz aksıyor. Hepsiburada şu sorunu defalardır çözemiyor. Siteden hep aynı kartımı kullanmama rağmen (Güvenlik Onayı'nda) ibaresiyle oyalıyor da oyalıyor.
Niye hala buradan almaya devam ediyorum peki? Sanırım diğerleri daha kötü diye çekindiğimden.

15 Şubat 2010

Üniaktivite Habertürk Gazetesi HT Kariyer Ekindeydi

Güray Bey ile HT Kariyer ekindeydik.

Pazar günleri Habertürk ile birlikte yeralan HT Kariyer ekinde gazetenin sorularını yanıtlayan Üniaktivite yönetici ortakları Güray Erişkin ve Erdem Genç, 2010 hedeflerinin en az 150bin üye olduğunu söyledi

Üniaktivite Kurucu Ortakları Güray Erişkin ve Erdem Genç, üniversitede okurken kulüp ve üniversite aktivitelerini düzgün takip edebilecekleri bir alan bulamayınca kendileri böyke bir site kurmaya karar veriyorlar. Uniaktivite.net, bugün bin 500 öğrenci kulübüyle ilgili bilgi içeren, 85 bin üyesi olan bir internet sitesi. Hedef 150 bin üye.

Hangi aktiviteleri gerçekleştiriyorsunuz?
Üniaktivite; bin 500 öğrenci kulübünün bir arada yer aldığı bir sosyal iletişim ağı. Markaları üniversitelilerle buluşturacak birçok projeye imza atıyoruz ve firmalara bu yönde tanıtım imkanları sunuyoruz. Bunlar seminerler, film gösterimleri olabiliyor.

Üniversite kulüpleri neden önemli?
Mezuniyet sonrası üniversitelilerin girmeye çalışacağı "iş dünyası"nın küçük bir simülasyonu aslında öğrenci kulüpleri. Sizi iş yaşamına hazırlaya ve deneme-yanılmalarla deneyimler kazanmanızı sağlayan oluşumlar.

Devamı HT Kariyer'de.

11 Şubat 2010

Format atınca hangi programları kuruyorsunuz?

Benim bunlar temel programlarım:
AVG Antivirus: Gayet hızlı, ücretsiz ve güncel. Memnunum.
Google Picasa (Resim izleme): Basit düzenleme, crop gibi işlemler Google pratikliğinde.
Office 2007 (Bekliyoruz 2010'u)
Winrar (Dosya sıkıştırma): Winzip'i sevmedim zaten hiç.
Gom Player (Video izleme): Hastasıyım bununla film izlemenin :)
Winamp (Müzik dinleme): Özellikle net radyoları ve incecik olarak tepede duruşu yok mu, bayılıyorum.
Foxit Reader (PDF için): Hızlı. Adobe Reader gibi kasmıyor.

Photoshop, Filezilla, Dreamweaver... gibi özel ihtiyaçları içeren ileri programları yazmadım. Sizin kullandıklarınız neler?

9 Şubat 2010

Tanrının Kitabı - The Book Of Eli

Öyle çok da bayılmayacağınız bir bilim kurgu yol hikayesi. Bazı filmlerin sonlarındaki sürprizler öyle olur ki, "wow" dersiniz, tüm bakışınız değişir filme karşı. Bu filmin sürprizi sizi çok da etkilemediği gibi, bir de uzun uzadıya saran bir de sonu var. Denzel Washington abi güzel oynamış lakin, cık cık.

28 Ocak 2010

"Debut" kitap Cumhuriyet, Delikasap, Yeni Şafak, Radikal, Blue Jean, One Dergi'den sonra şimdi de Rock Station'da!

Bu aralar kitabım "Debut" ile ilgili birçok mecrada haber yapılıyor, epey keyfim yerinde :)
İlk Evrensel röportajı yapılmıştı. Önceki haftalarda Radikal hem Pazar ekinde, hem kitap ekinde yer verdi. Blue Jean "Kitap Kurdu" köşesinde vardı. Ayrıca TÜYAP Kitap Fuarı sonrası Dream TV'de Güven Erkin Erkal'ın sunduğu Yüxexes programında tanıtıldı kitap.
13 Ocak'ta Yeni Şafak Kitap Eki'nin ardından 21 Ocak'ta da Cumhuriyet Kitap Eki'nde çok güzel eleştiriler yer aldı.
One Dergi'de yalnızca kitap odaklı değil de genel olarak tüm çalışmalarımla ilgili olarak "Sen Sor" köşesinin konuğuydum. Röportaj haftaya yayınlanacak ama özgeçmişi ve soruları okuyabilirsiniz. Son olarak da 26 Ocak'ta Delikasap'ta bir tanıtım yazısı yayınlandı.
Bu akşam ise Ankara'da yıllardır Hicri Bozdağ tarafından hazırlanıp sunulan radyo programı Rock Station Rock Programı'ın konuğu oluyorum. Rock Station'ın ve Hicri abinin bendeki yeri ayrıdır. Bundan 6 yıl önce yine yıllardır organize ettikleri Rock Station Festivali'nde Soul Shred ile sahne almıştım. Şimdi de kitabımla radyo programında olacağım...
Bu arada programda birkaç kitap da hediye edilecek.

Program 20:00-22:00 arası Radyo Vizyon'da.
Ankara ve çevresinden; FM 93 frekansından
Ayrıca:
http://www.radyovizyon.com.tr/
http://www.yayinonline.com/asx/radyoplayer.asp?rd=radyovizyona
http://sunucu2.radyolarburada.com:9350/listen.pls

Ada: Zombilerin Düğünü

Uzun süredir beklenen "Ada: Zombilerin Düğünü" filminin Zombieland'den sonra çıkması, ister istemez bir kıyaslama durumu yaratıyor.
Yerli malı zombi filmimizin 'korkutacağım' diye bir iddiası yok genel itibarıyle. Özel kısımlarda da korkutamıyor zaten. İlk yarıdaki bol bol gençlik muhabbetleri/geyikleri izleyip gülüyoruz (yarılma tadında değil ama, gülüyoruz işte). İkinci yarı biraz daha kısalıyor bu eğlenceli geyikler. Sıkan 'gerilmeye/korkutmaya çalışma' sahneleri var. Sonu biraz anlamsız. Anlamsız bazı sahneler uzun tutulmuş, a birçok konu es kaza açıklanmadan geçilmiş. "Hani o kadar adam, uzun zaman çalışmış, bunları gözden kaçırmış olamaz dediğiniz yerler oluyor"; vardır belki bir bildikleri, ama ben bilmiyorum :)
"Komedi/korku hadisesi nasıl yapılır"ın adeta bir dersi olan Zombieland yanında belki yerellikle sıyrılacak bir film vizyona giriyor bu hafta. Listenizdeki "must see"ler tükendiyse izlenebilir.
Bu arada isimde öncelikli olan "Ada" kelimesi "acaba başarı gelirse devam filmi de mi olacak?" şeklinde bir soru getiriyor aklıma.

25 Ocak 2010

Şakir Eczacıbaşı'nın Vefatı :(

Eczacıbaşı Holding önderliğinde kurulan İKSV'nin 1993'ten beri YK Başkanı Şakir Eczacıbaşı'na yakın hissediyormuşum kendimi; bilmiyordum. Kendisiyle çok defa çeşitli kültürel organizasyonlarda, aynı ortamda bulunmuştum.
Vakfın İstanbul ve Türkiye sanat yaşamına, şahsi olarak bunların bir çoğundan faydalanan bana ve benim gibi birçok sanatsevere katkıları çok büyük. Bu yüzden iş adamlığından veya fotoğrafçılığından veya diğer başka yeteneklerinden fazla ilgilendiriyor beni bu yönü.
Birçok konserde, sergide ilerleyen yaşına rağmen bulunan -e tamam, ara ara da sevimli sevimli uyuyan- varlığı ve konuşmalarıyla ortamı onurlandıran Şakir Bey'e bir veda etmek istedim.
Rahat uyusun...

PS: Cenazesi Salı günü Teşvikiye Camii'nden kaldırılıp Zincirlikuyu'ya defnedilecekmiş.

Ful Yaprakları

Bu sene için kaçırdınız; o yüzden ayrıntılı yazmayacağım. Gerek görselleri, gerek metinleri, gerek oyunculuklarıyla (özellikle Musa Uzunlar'ın ihtişamı herkesin hemfikir olduğu noktaydı) Devlet Tiyatroları'nın en iyi işlerinden. Daha önceki yıllarda da oynamış. Yine oynayabilir, kulakta küpe olsun.

Sevdiğim bazı replikleri:
"Ben Romeo'nun Jüliet'i tanıdığından daha fazla tanıyorum seni"
"Hoşumuza giden bedenlerin içine hayalimizdeki ruhu yerleştirip adına aşk diyoruz"
"Kadınların aşık olma nedeni: Farklısın diğerlerinden... Ayrılma nedeni: Niye herkes gibi değilsin."

Konu:
"Orada kimse yok mu?"
“Dünyada beni özleyen, sesimi duymak isteyen tek bir canlı dahi yok.” Ne yürekler yırtan bir haykırıştır bu. Yaşam hiç bir evresinde kucak açmamıştır; koca şehrin ortasında, tek kişilik hücrelerinde yaşamak zorunda bırakılanlara.
Tek yol kendilerine benzer birilerini bulmaktır. Ama 'kendilerine benzer' birileri de yoktur aslında. Çünkü o ortamda kendileri bile kendilerine benzememektedir. O halde gerçeği sanalın içinde eritmek ve de yeniden şekillendirmek gerekmektedir.
"Ful Yaprakları" sesleri çıkmadığı halde hayata haykırmaya çalışanların oyunudur.

PS: Bu hafta da, yine muhtemelen yer kalmayan ve sanırım her sene oynayan "Lüküs Hayat" var DT'de. İzlemeyen şansını deneyebilir, izleyen bir daha keyifle izleyebilir.

Paranormal Activity - !Sakın Gitmeyin!

Hemen uyarayım diye hemen yazıyorum. Vaktime yazık oldu; size olmasın :)
Blair Witch'i bir daha izleyin, "çakma"sından daha çok etkilenirsiniz. Benzer pazarlama stratejileriyle merak uyandırıyorlar, kanmamak lazım.

16 Ocak 2010

Ritmpark Otoparkta!

Geçtiğimiz hafta Antalya'da, belki de bugüne kadar yaptığımız en keyifli işlerden birini yaptık Ritmpark'la. Algida için Su Sesi Hotel, Belek'teydik. Varillerle yaptığımız kısa gösterinin çalışmaları bile çok keyifliydi. İşte o işin prova videosu yukarıda. Orijinal iş çok daha görkemli ve detaylı oldu. Onun videosunu da ulaştığımda paylaşırım.